Ekim 16, 2012
Mayıs 20, 2012
Teşekkür borçluyuz!
1)
XXX'ye
teşekkür borçluyuz çünkü onun sayesinde devletimizin kofluğunu keşfettik ve
Cumhuriyetimizle rejimin kurumsallaşamadığını gördük.
2)
XXX
'ye müteşekkiriz çünkü inanmış bir adam ya da liderle arkadaşlarının neleri
başarabileceğine tanıklık ettik.
3)
XXX
'ye teşekkür borçluyuz çünkü Türk Silahlı Kuvvetlerinin, yapılan türlü
psikolojik operasyonlara karşı değil devleti ve ulusu, kendini bile savunmakta
yetersiz olduğunu gördük.
4)
XXX
'ye müteşekkiriz çünkü MİT'in CIA, KGB, MI5 ya da MOSSAD düzeyinde ve
hatta
misyonunda olmadığını öğrendik.
5)
XXX
'ye teşekkür borçluyuz çünkü Cumhuriyetin kendine sadık yani kendisi için risk
alabilecek bir Milli Müteşebbis Gurubunu ya da ulusçu bir işadamı sınıfını inşa
edemediğini gördük.
6)
XXX
'ye müteşekkiriz çünkü bu ülkenin reflekslerinin köreldiğine şahit olmamızı
sağladı!
7)
XXX
'ye teşekkür borçluyuz çünkü çok sayıda insanın bir kilo bulgur ve iki torba
kömür karşılığı onurunu bile gömdüğüne tanık olduk..
8)
XXX
'ye müteşekkiriz çünkü demokrasi diye diye demokrasi katledilirken ona alkış
tutan sözde ilim irfan sınıfının tezahüratlarına tanığız. Dahası, ceberrut bir
devlet anlayışı yani
korku
devletinin demokrasi diye servis edilip yutturulmasını XXX sayesinde görüp öğrendik.
9)
XXX
'ye teşekkür borçluyuz çünkü evrensel değer pazarlamacılığı yapan sözde
libarellerin kendilerini kaça kapattırdıklarını gördük.
10)
XXX
'ye müteşekkiriz çünkü devletin ve kurumların nasıl fethedilip
dönüştürüleceğinin metodunu gösterdi.
11)
XXX
'ye teşekkür borçluyuz çünkü ülkeyi topyekün ele geçirmek için önce korkuyu
korkutmanın uygulamalarını yapıp gösterdi.
12)
XXX
'ye müteşekkiriz çünkü Yargı dahil bütün devlet çalışanlarının önceliklerinin
ülke ve devlet olmadığı, şahsi ikbal ve çıkar hesapları olduğu ortaya çıktı.
Örneğin yargıçlar HSYK seçimlerinde korku adına bütün değerlerini ayaklar
altına aldı ve iktidara boyun eğdi.
13)
XXX
'ye teşekkür borçluyuz çünkü kendilerine merkez ya da tarafsız medya diyen
holding basınının aslında yandaş medyadan bile çok daha tehlikeli ve tahripkar
olduğunun görülmesine vesile oldu.
14)
XXX
'ye müteşekkiriz çünkü cemaat ve dini gurupların durakta beklemediklerini ve
gelen her iktidar otobüsüne bindiklerini bir kez daha gördük.
15)
XXX
'ye teşekkür borçluyuz çünkü onun iktidarı sayesinde bir gece içinde masa
başında yani matematik oyunu ile ülkemizin yüzlerce milyar dolar nasıl
zenginleştiğini ya da zenginleşebileceğini öğrendik.
16)
XXX
'ye müteşekkiriz çünkü, insanlara sağlık dağıtıp barış içinde yaşamaları için
çırpınan doktor Mehmet Haberal, gazeteci Mustafa Balbay ve parti başkanı Doğu
Perinçek gibilerinin onlarca mazlum insanı diri diri gömen Hizbullahçı
katillerden daha tehlikeli(!) olduğunu öğrendik.
17)
XXX
'ye teşekkür borçluyuz çünkü iktidarı sayesinde Türkiye'de asıl tehdidin PKK ve
benzerlerinin olmadığı aksine gerçek tehdidin TSK olduğunu(!) gördük.
18)
XXX
'ye müteşekkiriz çünkü korkutmanın kanun ve ahlaktan çok daha etkili olduğuna
tanık olduk!
19)
XXX
'ye teşekkür borçluyuz çünkü iktidarda sürekli kalmak için türlü tezgah ve
manipülasyonlarla siyaset mühendislikleri yapıp muhalefetin cılız kalmasının
mümkün olabileceğini sayesinde öğrendik.
20)
XXX
'ye müteşekkiriz çünkü toplumumuzun AB gibi, türban gibi, demokrasi gibi,
Ergenekon gibi masallarla yıllarca yönlendirilip uyutulabileceğine şahit olduk.
21)
XXX
'ye teşekkür borçluyuz çünkü adı Türkiye olan ülkemizde Türklerin aslında 20
küsür etnik guruptan biri yani azınlık(!) olduğunu sayelerinde öğrendik!
22)
XXX
'ye müteşekkiriz çünkü dönemlerinde ülke borcu iki misline çıkarken ve büyük
bir ekonomik çöküntü yaşanırken bunun başarı hikayesi diye sunulabileceğini
sayelerinde öğrendik.
XXX'in kim veya ne olduğunu söylemeye gerek yok sanırım , yeterince anlaşılır olması lazım :))
Mayıs 19, 2012
Hal çaresi nedir peki? / 19 Mayıs 1919, İstanbul
-Yav
bırak Mustafa abi yaa, sen mi kurtarıcan memleketi Allah aşkına!
-
Ama işgal zırhlıları...
-
Boş ver sen bunları... Gün gelir, memleketin mülkünü tapusuyla İngiliz'e satar
bunlar.
-
Yok canım!
- Yeminle söylüyorum, İngiliz vatandaşı bakan bile getirip koyarlarsa şaşma.
- Ama ahval ve şerait...
- Güzel abicim yaranamazsın... Bak şimdi binicez bu dandik gemiye, taaa Samsun'a gidicez, savaş, boğuş, paralan. Diyelim becerdik, devrim mevrim, anlata anlata dilinde tüy bitecek, sonra sen kahırdan ölücen. Önce ağlayacaklar, sonra gene, "Son Osmanlı Padişahı" diye pankart açacaklar, mezarında dönücen.
- Yeminle söylüyorum, İngiliz vatandaşı bakan bile getirip koyarlarsa şaşma.
- Ama ahval ve şerait...
- Güzel abicim yaranamazsın... Bak şimdi binicez bu dandik gemiye, taaa Samsun'a gidicez, savaş, boğuş, paralan. Diyelim becerdik, devrim mevrim, anlata anlata dilinde tüy bitecek, sonra sen kahırdan ölücen. Önce ağlayacaklar, sonra gene, "Son Osmanlı Padişahı" diye pankart açacaklar, mezarında dönücen.
-
Saltanat kalsın diyorsun yani...
-
Alışmadık kıçta don durmaz abi, egemenlik megemenlik vereceğine, iki çuval kömür
ver, daha iyi... Aha buraya yazıyorum,
açlıktan nefesleri kokarken padişahlarına saltanat uçakları alırlar, bu gemiyi
de jilet yaparlar, söylemedi deme.
-
Efkârlandım be...
-
Yakma o cigarayı gözünü seveyim, belgesel yaparlar, ‘keş’ gibi gösterirler seni...
-
Hal çaresi nedir peki?
- Al padişahın kızını, yırtalım.
- Millet ne olacak?
- Onlar da ulemaya sorsun artık ne olacaklarını, bize ne?
- Al padişahın kızını, yırtalım.
- Millet ne olacak?
- Onlar da ulemaya sorsun artık ne olacaklarını, bize ne?
-
Laik, birey olmasınlar mı, kendi lisanları olmasın mı, şeyhlere mi bırakalım
kaderlerini?
-
Kader der geçerler, takalım takkemizi bakalım dalgamıza, iş çıkarma başımıza...
-
İyi de, yazık olmaz mı?
- Asıl bu yaptığını yaparsan yazık
olur... Bazıları sana inanacak, etkilenecek, senin fikirlerini yaşatmaya
kalkacak, hayatları kayacak, evleri basılacak, içeri tıkılacaklar, kimine
saçını örtmediği için fahişe diyecekler, kimine milletin malını Arap'a satmayın
dediği için komünist diyecekler, kimine Ne
Mutlu Türküm Diyene
dediği için faşist diyecekler, darbeci diyecekler... Yorma ahaliyi, kula kulluk
edelim, rahat edelim.
- Yok arkadaş, ben bir
deneyeceğim. - Eh, sen bilirsin abi..
(Yazı maillerden gelmişti , kimin yazdığını bilmiyorum şu an için ama ellerine sağlık ne diyelim.... )
“Bunlar (Anlaşma Devletleri) işte böyle yalnız demir, çeliğe, silah kuvvetine
dayanırlar. Bildikleri şey yalnız madde! Bunlar hürriyet uğruna ölmeye karar
verenlerin kuvvetini anlayamazlar. Anadolu’ya ne silah ne cephane götürüyoruz;
biz ülkü ve inanç götürüyoruz.”
M. Kemal Atatürk (Bandırma
Vapuru Kızkulesi açıklarında arandıktan sonra düşman zırhlıları arasından geçip
İstanbul’dan ayrılırken söylemiştir; 16 Mayıs 1919 Cumartesi.)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
